YÜKSEKOVA'NIN İKLİMİ
Yüksekova ilçesi Doğu Anadolu bölgesi iklim özelliklerini taşır. Dolayısıyla karasal iklim hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve karlı geçer.
Karasal iklimin en belirgin özelliklerinden gece ile gündüz ve mevsimler arasındaki sıcaklık farkı fazla, yağış ise azdır. Orman örtüsü yok denecek kadar az olan ilçenin bitki örtüsü ise step karakteri taşır.
İLÇENİN YERLEŞİM VE NÜFUS YAPISI
2000 yılında yapılan nüfus tespitine göre ilçe merkezinde 72.172 kişi, köylerinde 41.685 kişi olmak üzere toplam 113.857 kişi bulunmaktadır.
Yüksekova Şehir Merkezi : 59.662
Bucak ve Köyler : 42.377
Yüksekova ilçesi toplamı : 102.039
YÜKSEKOVA'NIN EKONOMİK YAPISI
İklim yapısının zirai ürünlerin çeşitliliğini etkilediği Hakkari il ve ilçelerinde en yoğun zirai üretim Yüksekova ilçesinde yapılmaktadır. En çok buğdayın yetiştirildiği ilçede hayvancılık ise başlı başına bir geçim kaynağı olmuştur. Başta Dağlıca bölgesi olmak üzere ilçede az sayıda arıcılık da yapılmaktadır.
İlçemizde bulunan Baskın Kardeşler Süt Fabrikası, Onay Un Fabrikası ve Ovaş Et Entegre Tesislerinin varlığı ise ilçedeki tarımsal ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesinde önemli pay sahibi olmuşlardır.
Madencilik alanında yapılan araştırmalarda Yüksekova'nın Kışlacık, Kadirtepe, Evliyatepe, Baştazın, Adaklı, Ayır, Halkan ve Orşe köyleri civarında zengin krom madeni yataklarına rastlanmıştır. İlçenin Esendere beldesinde bulunan Esendere Sınır Kapısı birinci derecede sınır kapısıdır.
SOSYAL DURUM
Yüksekova'da, tarihi bir yaşantı olarak kabul edilen aşiret hayatı bazı kesimlerde halen özelliğini sürdürmektedir.
İlçe merkezinde dahi, toplum hayatını etkileyen en önemli faktörlerden biri hayvancılıktır. Tabi bu durum köye nazaran bir değişikliğe uğramış. İşin içine ticaretle girmiştir. Kısacası ilçe merkezinde ikili bir geçim kaynacı mevcuttur. Toplum hayatı da bu ikili etkenin tesirinde şekillenir.
Köylerde toplum hayatını tam manasıyla şekillendiren hayvancılıktır. Geçimini tamamen hayvan varlığına dayalı olan halk yaşayışını da buna uydurmak zorunda kalmıştır. Bu sebeple sabit bir yerleşme yerine bağlı kalmış, hayvanlarına ot ve su bulabilmek mecburiyetiyle, istemeyerek de olsa göçebe durumuna girmiştir. Bundan dolayı ilçede kırsal yerleşme alanlarının sayısı çok artmıştır.
Göçebelik devamlı değildir. Yani on iki ayı kapsamaz, mevsimliktir. Bu sebeple göçebelikle karıştırılmaması gerekir. İlçedeki bu göçebe hareketine özel bir ad verilir, buna ZOMA denir.
Zoma yaşantısı her yıl Mayıs ayının ilk haftasında başlar. 15 Eylül'e doğru sona erer. Zoma hayatı genellikle keçi kılından yapılmış su geçirmez çadırlarda geçer. Bu çadırların büyüklüğü ailenin gelirine göre değişir. Çadırların bir kısmı 3-5 kişilik olduğu gibi bir kısmı da 50-60 kişiyi barındıracak büyüklüktedir.
Yüksekova'nın sosyal yaşantısında çok özel bir yeri olan zoma hayatı her geçen yıl değer ve önem kaybetmekledir. Hayvancılıkta fenni beslenme yerleştikten, hayvan mahsullerinin değerlendirecek tesisler kurulduktan, köy ve yayla yolları yapıldıktan ve halkın kültür seviyesi yükseldikten sonra zoma hayatı önemini kaybetmektedir.
Zoma hayatında kadının görevleri çok ağırdır. Koyun sağma, peynir, yağ ve yoğurt yapımı ile ev işleri örgü dokuma gibi el sanatları tamamen kadına aittir. Erkekler zoma hayatında kadınlara nazaran daha rahat bir hayat sürerler. Onlarında görevleri koyunların otlatılmasına nezaret etmek, hayvansal ürünlerin nakil ve satışı ile uğraşmak ve zomanın onurunu korumaktır
Yüksekova ilçesinde madeni hizmet araçlarından halkın ilçe halkının tümü faydalanmaktadır. Bunun yanında, ilçe köylerinin hemen hemen %90 ı elektrik, yol, acil sağlık ve P.T.T. hizmetlerinden faydalanmaktadır. Bu tür medeni hizmetlerden faydalanmayan köylü oldukça az olup bunlara da bu tür hizmetler götürülmekte ve üzerinde çalışmalar sürmektedir.
Sofralar oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Masada yemek daha yeni görülmektedir. Buda ancak ilçe merkezinde görülür. Sofralar geniş, bir sofra bezi, muşamba veya tepsilerde kurulur. Fazla yabancının bulunması halinde sofrada sadece kekler, yemekler yenildikten sonra sofra toplanır, kadın kız ve çocuklar için evin diğer bir bölümüne geçilir.
Yörede yemek sofrasında o yörenin büyükleri sofraya gelmeden birisi gelemez. Sofra kurulduktan sonra ev sahibi en büyük olarak buyur dedikten sonra sıra ile sofraya oturulur. Yemekte çatal kaşık kullanılır. Bıçak kullanma alışkanlığı sofraya girmemiştir. Sofralarda bazen bir tabakla bir kişi aynı tabaktan yemek yerler. Yörede sofra kurulduktan sonra yemekler tek tek gelmez. Tüm yemekler getirildikten sonra buyur edilir.
Başlık konusu sadece köylerde mevcuttur. Merkezde kalkmış durumdadır. Başlıkla beraber, bazı giyim eşyaları ve hediyelikler de düğünün bu bölümünde alınmaktadır. Başlık kesildikten sonra kız tarafı erkek tarafından geleneklerin hatırına bir miktar para bağışlar. Buna HATIR VERME denir. Eksik görülmesi halinde bu paranın üstü tamamlanır. Bu sıra bir nevi pazarlık havasında gider. Küsmeler darılmalar, hatta bu işten çekilmeler bile olabilir.